


Zeka dar anlamda bilgi ve anlayış edinme ve bunları farklı yeni durumlarda kullanma kapasitesi olarak tanımlanabilir. Bireyin gerçek durumlarla baÅŸa çıkmasını ve duyusal deneyimlerden entelektüel olarak faydalanmasını saÄŸlayan ÅŸey bu yetenek veya kapasitedir.
Zeka testi, test koÅŸulları altında bireyin belirli bir duruma uyum saÄŸlama baÅŸarısını resmi olarak incelemek için tasarlanmıştır.
Zekayı ölçmeyi amaçlayan çok sayıda farklı yöntem vardır; bunlardan en ünlüsü IQ veya zeka bölümü testidir. Bu tür testlerin oluÅŸturulmasında birçok psikolog, zekayı çok çeÅŸitli yeteneklerde ortak bir faktör olarak çalışan genel bir yetenek olarak ele alır.
Birçok IQ testi sözel, matematiksel, uzamsal ve muhakeme becerileri gibi çeÅŸitli farklı yetenek türlerini ölçerken, artık zekanın daha önceki tanımlarının çok basit olabileceÄŸine inanılan ikinci bir düÅŸünce ekolü var.
Pek çok farklı zeka türünün olduÄŸu ve her ne kadar arzu edilir olsa da yüksek IQ'nun hayatta baÅŸarının tek anahtarı olmadığı artık giderek daha fazla kabul ediliyor. OlaÄŸanüstü sanatsal, yaratıcı veya pratik yetenek gibi diÄŸer özellikler, özellikle hırs, iyi mizaç ve ÅŸefkat gibi kiÅŸisel özelliklerle birleÅŸtiÄŸinde, düÅŸük ölçülen IQ'ya raÄŸmen olaÄŸanüstü düzeyde bir baÅŸarı ile sonuçlanabilir. İşte bu nedenle son yıllarda sadece iki örnek vermek gerekirse CQ (yaratıcı bölüm) ve EQ (duygusal bölüm) IQ ölçümü kadar eÅŸit, hatta ondan daha önemli kabul edilmeye baÅŸlandı.